Akçadağ’da  çiftçiliğin her türlüsüyle uğraşılmakta, aile ekonomisi genellikle tarıma dayanmaktadır. En  başta  gelen  geçim  kaynağı  kayısı  üreticiliğidir.    Malatya  dünyanın  kayısı  başkenti  ise,  Akçadağ  kayısının  başkentidir.  Çünkü  en  lezzetli,  en  gösterişli,  şeker  oranı  en  yüksek  ve  birim  alana  göre  rekoltenin  en  yüksek  olduğu  kayısılar  Akçadağ’da  yetişmektedir.  Her  yıl  Kayısı  festivalinde  Akçadağ  bölgesi  kayısılarının  birinci  olması  bunun  bir  göstergesidir.

          Kayısı  tarımı  dışında  her  türlü  meyvenin  tarımı  yapılmaktadır.  Sıcak  bölgelerde  yetişen  meyveler  dışında  her  tür  meyvenin  en  lezzetli  ve  gösterişlileri  burada  yetişir.  Ancak  ekonomik  değer  olarak  bir  girdi  sağlamaz.  Kayısının  yanında  aileye  yetecek  kadar  dikim  yapılmaktadır.  Bununla  birlikte  son  yıllarda  ekonomik  anlamda  gelir  getirecek  şekilde  elma  bahçeleri  ve  üzüm  bağları  oluşturulmaktadır.

          Akçadağ’ın  kayısıdan  sonra  en  ünlü  ve  özellikle  mevsiminde  büyük  şehirlerde  aranan  “Armut”u  meşhurdur.  Akçadağ  armudu  çok  sulu,  çok  lezzetli  ve  kendisine  has  bir  kokusu  olan  armuttur.  Özellikle  dağ  köylerinde  yetiştirilir  ve  mevsiminde  büyük  şehirlere  pazarlanır.  Tek  dezavantajı  olgunlaştıktan  sonra çabuk  bozulmasıdır,  bu  yüzden  bekletme  veya  saklamaya  uygun  değildir. 

         Kaymakamlık  ve  İlçe  Tarım  Müdürlüğü  olarak  Akçadağ’a  has  armut  türlerinin  ve  verimli  bağların  oluşturulması  teşvik  edilmektedir.

         Seracılık  yavaş  yavaş  gelişmekte  Kaymakamlık  ve  İlçe  Tarım  Müdürlüğü  serada  sebze  üretimi  yanında  kesme  çiçekçiliği  de  teşvik  etmektedir.  Halk  kendisine  yetecek  kadar  sebze  üretmekte  ise  de  son  yılda  özellikle  ova  köylerde  sebze  ekimi  yaygınlaşmaktadır.

          Sultansuyu  Harası  çevre  hayvancılığına  canlılık  getirmekteydi.  Bu  kurumun  at  yetiştiriciliği  dışındaki  hayvancılık  alanlarından  çekilmesi  Malatya  et  kombinasının  kapanması ve  ekilip  dikilen  tarım  alanlarının  artışı ile  birlikte  yurdumuzun  genelinde  hayvancılığın  gerilemesi  de  ilçemiz  hayvancılığını   olumsuz  yönde  etkilemiştir.  Yöremizde  mandıracılık  gelişme  gösteremediğinden  büyükbaş  hayvan  yetiştiriciliği  gelişememekte,  kırsal  alanlarda  evlerde  birkaç  hayvan  dışında  hayvan  beslenmemekte,  büyük  işletmeler  oluşamamaktadır.  Küçükbaş  hayvancılık  kırsal  alanlardaki  yayla  köylerde  yapılmaktaysa  da  bu  köylerde  bile  çok  az  sayıda  hayvan  bulunmaktadır.